|
|
| Administrator tarafından yazıldı. |
|
ÇAL’IN TARİHÇESİ İlçenin tarihinin, bölgede bulunan höyüklerden dolayı, MÖ. II. binlere kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Çal bölgesi tarih içinde sırasıyla Hititler (MÖ.2000- MÖ.1200), Frigler (MÖ.750-MÖ.700), Lidyalılar (MÖ. 700- MÖ.500), Persler (MÖ.500- MÖ.300), İskender imparatorluğu (MÖ.330- MÖ.30) Helenistik Dönem, Selevkoslar Krallığı, Bergama Krallığı (MÖ.323-MÖ.133) Roma İmparatorluğu (MÖ.133-MS.395) ve Bizans İmparatorluğu (395-1200) egemenliği altında kalmıştır. Selcen Kasabasının Dürnük-Demirdere Keçitepesi ve Güney yolu arasındaki bölümünde çok eski bir uygarlığın izleri hala görülmektedir. Bu uygarlığa ait kalıntılar Yunan ve Roma döneminden çok önce olup bazı mezarlardan cam kaplar ve süs eşyaları çıkarılmıştır. İlçe yakınlarında bir başka yerleşim alanı ise ilçenin 2 km. güneydoğusunda, Asar mevkii denilen yerde, hisar görünümünde olan kalıntılar mevcuttur. Mahmutgazi Köyünde ve çevresinde Roma ve Bizans döneminin izlerine rastlanır. Köy mezarlığında Roma döneminde yapılmış olan bir kilisenin temelleri mevcuttur. Çok düzgün sütunlar, kaideleri ile birlikte durmaktadır. Mahmutgazi köyünde bundan başka, Killik mevkiinde antik bir yerleşim vardır. İsabey kasabasında da bu tür antik taş parçaları görmek mümkündür. Kasabanın altında bulunan Baklan Ovasında 2 adet höyük bulunmaktadır. Birisi Çivril'de sık görünen höyüklere benzeyen küçük bir höyüktür. Şu anda bu höyük yok olmuştur. Bu höyükler hakkında yeterli bir bilgi yoktur. Aşağıseyit Köyü Toptepe mevkiinde de tarihi yapı kalıntılarına rastlanılmaktadır. Ortaköy Kasabası yakınlarında, Bizans dönemine ait olduğu sanılan, bir kale kalıntısı ile bunun aşağısında bir kilisenin kalıntıları mevcuttur. Develler Köyünde ise köyün girişinde sağ tarafta kaya mezarları görülmektedir. Bunlar dışında Bahadınlar Köyünde bulunan Apollon Lermonos Tapınağı İlkçağa ait en önemli kalıntı olarak bu köyde bulunmaktadır. ÇAL ADININ ANLAMI İlk çağlarda Mosyna olarak adlandırılan Çal, bölgenin Türk hakimiyetine girmesinden sonra, 19.YY. ortalarına kadar Demirciköy olarak adlandırılmıştır. Bu ismin o dönemlerde İlçede demirciliğin yaygın bir zanaat dalı olmasından dolayı verildiği tahmin edilmektedir. 19.YY. ortalarından itibaren ise Çal adı kullanılmaya başlanmıştır. Bu ismin nereden geldiği konusunda halk arasında değişik rivayetler olmasına rağmen bölgenin coğrafi konumu itibariyle bu ismin kullanıldığı tahmin edilmektedir. Çal kelimesi Çağatay Türkçesinde "yüksek yer" anlamına gelmektedir. ÇALIN TÜRK HAKİMİYETİNE GİRMESİ ( SELÇUKLU DÖNEMİ) Denizli ve Çal çevresi, Büyük Selçuklu İmparatorluğu ile Bizans arasında yapılan 1071 Malazgirt Zaferi sonrası dönemde Selçuklu Türklerinin egemenliği altına girmiştir. Uzun süre Türklerle Bizanslıların çatışmalarına sahne olan bölge, Çivril yakınlarında Selçuklular ile Bizans arasında yapılan 1176 Miryakefalon Savaşı sonrasında kesin olarak Türk egemenliği altına girmiştir. Mahmut Gazi, İsa Bey Seyit Gazi ve Hüsamettin Bey, Sülü Bey, Şeyh Elvan, Selcen Bey, Bahaiddin Bey, Ali Fakı Bey gibi Selçuklu uç komutanları Çal ve çevresinin Türkleştirilmesinde önemli rol oynamışlardır. 1176 Kumdanlı (Miryakefalon) Savaşı'ndan sonra yöreye Oğuz'un çeşitli boylarına bağlı Karamanlı, Çakırlar, Bahadınlar, Kuyucak, Sülüler, Elvanlı, Kabalar, Hançalar, Ali Fakihler, Cabarlar, Şapçılar, Dayılar, İcikler, Çatal Obalılar, Kaçarlar, Horzum, Sakızcılar, Toklar, Peynirciler, Sindel, Kaplanlar, Demirciler, Köseliler, Seyitler, İkizli, Sarı Keçili, Sarı Tekeli, Karalar, Hadımlar, Meller (Deliler), Büberler, İnallı (Eynelli) gibi oymaklar yerleşmiştir . Çal,13.YY.'da Türkiye Selçuklu Devletinin batı uç bölgesinde yer almıştır ANADOLU BEYLİKLERİ DÖNEMİ Anadolu Selçuklu Devleti,1243 Kösedağ Savaşında Moğol - İlhanlılara yenilince, dağılma sürecine girmiştir. Bu savaştan sonra Anadolu Selçuklu toprakları üzerinde çok sayıda Türk Beyliği kurulmuştur. Çal Bölgesi de 1261'den itibaren Germiyanoğulları Beyliğinin egemenliği altına girmiştir. 1391 tarihine kadar Germiyanoğulları egemenliğinde kalan Çal bölgesi, bu tarihte Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı Devletine katılmıştır.
OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİ Osmanlı Hükümdarı Yıldırım Bayezıt, 1391 yılında Germiyanoğulları Beyliğine son verince Çal, Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1402 Ankara Savaşında Yıldırım Bayezıt, Timur'a yenilince Osmanlı Devleti Fetret Dönemi olarak adlandırılan bir döneme girmiştir. Bu dönemde Timur, Anadolu Beyliklerini tekrar kurdurunca Çal, tekrar Germiyanoğulları Beyliğinin hakimiyeti altına girmiştir. Çal'da II. Murat döneminde tekrar Osmanlı hakimiyeti başlamıştır. (1429) Uzun süre Kütahya Sancağına bağlı bir nahiye olarak bulunan Çal, 1826 yılında İzmir'e daha sonra ise Aydın'a bağlanmıştır. 1882'de Denizli Sancağı kurulunca bu sancağa bağlanan Çal'da, 1886'yılında Kaza (İlçe) teşkilatı kurulmuştur. Osmanlı döneminde Çal, bölgenin önemli bir merkezi durumundadır. İlçe yakınlarında "Kayı Pazarı"nın kurulması, Çal'da Kadılık teşkilatının ve üç adet medresenin bulunması (Bugünkü Gazi İlkokulu binasının bulunduğu yerde Emin Efendi Medresesi, Savranzade Camii çevresinde Süleyman Efendi Medresesi ve Aşağı Camii'deki Fakioğlu Medresesi ) bunun göstergesidir.
|








